Cevdet bağca - Nefesimi

Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
Cehennem yangınlarından,
ölmeden çıktıysa bedenim;
artık benim olmalıyım,
benim.
Yeter yüreğimi bir çift gözün
ateşine rehin verdiğim.
Ateş artıgı değildir karşılığımız.
Pusatını dağ sisinden alan,
firarını mermisine emanet eden,bir namludur bu.
Eşkıya sevda ki;
zulasında asılı durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta
Adem`den beri.
Bilir ve intihar cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine çatar
kuruyan umut dallarını.
Yanacaksa,
cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak değerini kim?
Hani ellerine kuşlar İnerdi,
kardan üşüyen kuşlar...
Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay
Şahrud.
Eşkıya yüreğime çığ düştü,
Üşüyorum ha...
Aç ellerini. '
Geldim mutsuzluğumla
Yürek susuzluğumla
Koynuna al demiyom
eşikte koyma beni
Koynunda yatır demem
Yeter bağışla beni
Aç ellerin gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
Dağlara küs olur mu
Bahara yas olur mu
İki can bir bedenken
Ayrı yatmak olur mu
İki yürek bir canken
Ayrı düşmek olur mu
Biliyorum suçluyum
Kentin kirli suyuyum
Sevmesini bilmiyorsam
Geçmişin sonucuyum
Aç kapıyı gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim