Asırlık Şiir | Dursun Ali Erzincalı

Bir şiir daha başlıyor./nAma bu, asırlık bir şiirdir./nOn dört asırlık bir şiir./nPeygamber sohbetinin/nŞiirleşmiş ifadesidir./nŞimdi o güne gidiyoruz./nYine bir yolculuğa çıkıyoruz./nYeni bir yolculuğa…/nZaman ötesi zamanda/nUlvi bir vakitteyiz/nVe sanki biz, şimdi Asr-ı Saadetteyiz./nİzhir ve celil otlarının o hoş kokusu yayılır./nMecenne sularının sesi gelir uzaktan/nŞame ve tufeyl dağları ninni söyler sahraya./nHerşey uysaldır./nHerşeyde nazlı bir gül edası./nO’nun edası…/nVe O’nun sohbeti./nDinleyenler sahabe topluluğu./nSanki başlarında bir kuş var,/nVe sanki o uçmasın diye pür dikkât/nO’nu dinliyorlar./nAileden, maldan ve amelden bahsediyor./nSohbet bitince Abdullah b. Kürz izin istiyor;/n“Ya Rasulallah!/nAnlattıklarınızı şiir halinde söyleyeyim mi?/nİzin verir misiniz?”/nHz. Peygamber;/n“Olur.” Buyuruyor./nVe Abdullah b. Kürz şiirine başlıyor./nAilem, yaptıklarım ve ben sanki üç kardeşiz./nÖlüm yaklaştığında onları çağırıp konuşan biri gibiyiz./nAdam kardeşlerine der ki;/n“Ölüm kapımı çaldı! Bana yardım edin./nGeri dönülmez bir yolculuk başlıyor./nUzun ve güvenilmez./nBu hal karşısında bana nasıl yardım edebilirsiniz?”/nMalı der ki;/n“Benden ayrılmadığın sürece/nHer isteğini yerine getiririm/nAma ayrılık olursa aramızdaki dostluk biter./nİstediğini benden şimdi al./nÇünkü yakında ben, savrulan kumlar arasına katılacağım./nBaşka insanların olacağım./nBeni sonraya bırakma, harca./nHızla yaklaşan ölüm gelmeden,/nElini çabuk tut, hayır yap.”/nAilesi de şöyle der;/n“Ben seni cidden sever,/nSeni herkesten üstün tutarım./nGücümü kuvvetimi senin için harcar, iyiliğini isterim./nAma iş ciddileştiğinde senin için ölemem!/nArdından göz yaşı dökerim,/nYüksek sesle ağlarım,/nSeni hayırla yâdederim./nCenazende bulunur,/nGireceğin kabre kadar,/nO son durağına kadar,/nHasretle tabutunu taşır,/nSonra geri dönerim./nSanki aramızda hiç bir şey yokmuş gibi,/nHiç birbirimizi sevmemiş gibi,/nHiç birbirimizden sevgi görmemiş gibi…”/nİşte insanın ailesi!/nİşte desteği./nVe işte gerçek yüzü./nSonra ameli konuşur insana;/n“Ben, senin kardeşinim” der/n“Sarsıntıların dehşetli anında/nbenim gibi bir kardeş bulamazsın./nBenimle mezarda karşılaşacaksın./nOrda seni savunacağım./nHesap günü, ağır gelmesi için gayret gösterdiğin kefeye oturacağım./nBeni unutma, değerimi bil!/nBen üzerine titreyen merhametli bir öğütçüyüm./nSeni hiç bir zaman yalnız bırakmam./nİşte senin amelin!/nVuslat günü kavuşacağın güzel amellerin!”/nAbdullah bu şiiri okuyunca,/nRasulullah ve arkadaşları ağladılar./nİşte o günden sonra,/nHz. Abdullah,/nNe zaman ki bir topluluğun yanından geçse/nKendisini çağırır, şiirini okumasını rica ederlerdi./nO da okurdu./nVe yine göz yaşı./nYine çağlayan sahabe yürekleri!/nBu şiir asırlık bir şiirdi./nOn dört asırdır okunan bir şiirdi./nPeygamber sohbetinin,/nŞiirleşmiş ifadesiydi

9:17
3:49
3:7
Zap Suyu Şiiri 8702 izleme
5:1
2:21
8:46
6:57